Bizi takip edin

Emek-Ekonomi

‘Görünmesek de varız, hayallerimiz var’

->

-> 4

İş yerlerinde olduğu gibi, ev içlerinde çalışan kadınlar da geçimlerini sağlayabilmek için mücadele veriyor. Sigortasız ve iş güvencesiz çalıştırılan kadınlar, ‘Görünmesek de varız; hayatımız, hayallerimiz var’ dedi

Kadınlar, sadece iş yerlerinde değil, ev içinde de geçimlerini sağlamak için çalışıyor. İş yerinde emeği sömürülen kadınların, ev içinde çalışmaları ise adeta görünmüyor. İş cinayetlerinde ise, her yıl yüzlerce ev işçisi kadın ölürken, “ev işçisi” tanımlaması ise, günümüzde insanlar tarafından tuhaf karşılanıyor. Kadına yüklenen rolün normalleştirilmesi, kadınların ev içlerindeki çalışmalarının “iş” olarak nitelendirilmemesine zemin hazırlıyor. Evrensel’e konuşan ev işçisi kadınlar, “Görünmesek de varız; hayatımız, hayallerimiz var” dedi.

‘Gündelikçi değil, ev işçisiyiz’

“Her an ölümle karşı karşıyayız” diyen ev işçisi Songül, sigortalı olmadıklarını ve birçok kadının iş kazası geçirdiğini ifade etti. Bir diğer ev işçisi Gülşen Kaya da, çok küçük yaşta annesini kaybettikten sonra babasının kendisini çalıştırmasıyla ev işçisi olduğunu söyleyerek, sigorta zorunluluğu hakkında, “Devlet büyükleri çıkıyor televizyonda sigorta zorunluluğu var diyor, e nerde? Bir günden bir güne denetliyorlar mı? Anca insanların gözlerini boyuyorlar. Köprüler yapılıyor, Türkiye çok zengin diye gösteriş yapılıyor, hani nerde? Milletin nefesi açlıktan kokuyor” dedi. Çalışma koşullarının ağır yükü altındaki ev işçisi kadınların kazanımlarını, taleplerini anlatan İmece Ev İşçileri Sendikası Avukatı Sevgi Evren, ev işçilerinin mücadelelerinin çıkış noktasının “Gündelikçi değiliz, ev işçisiyiz” olduğunun altını çizerek, “Ev işçisi kadın, işçi-işveren ilişkisini kendisi konumlandıramıyor. Kamusal olmayan bir alanda, ev içinde çalıştığı için sorunlar da o minvalde, kendi aralarında çözülüyor. İşçi ile işveren arasındaki dar ilişki, işçinin kendini profesyonel anlamda işçi olarak tanımlama ve hak talep etme bilincini engelliyor. Ev işçisi kadınların başladığı nokta, varolma mücadelesine başladıkları nokta” diye konuştu.

‘Sözlü tacize uğradım’

İmece Ev İşçileri Sendikası üyesi olan ev işçisi Nihal Terzi de, şirket tarafından gönderildiği iki evde sözlü tacize uğradığını dile getirerek, şirtketlerin ev sahiplerini kontrol etmediğini vurguluyor. Terzi, kendisi için en önemli noktanın birlikte hak arama mücadelesi olduğunu söyleyerek, “Bizler hakkımızı aramazsak, birbirimize sahip çıkmazsak kim bize sahip çıkacak?” diye sordu. İmece Ev İşçileri Sendikası’nın kurucularından Münire İnal’ın en çok vurguladığı konu ise, ev işçilerinin sigortasız çalıştırılması; meslek hastalıkları ve iş kazaları sorunu oldu. Ankara Mamak’ta yaşayan Kezban Yıldız ise, “Yaptığım iş düzenli bir iş değil, gelecek güvencem de yok. Gücüm gittiği yere kadar gideceğim. Haftalık iznim olmasını, ücretli yıllık iznim olmasını, emekliliğimin olmasını isterdim ama hayalini bile kuramıyorum. Mecburiyet. Gidiyorum ama boş gidiyorum” dedi.

İZMİR