Kültür-Sanat

‘İyi sanat eseri özgürleştiriyor’


Alternatif sanat merkezi Amed Şehir Tiyatrosu, OHAL koşullarında dahi sanat üretmeye ve sanatı icra etmeye devam ediyor. Amed Şehir Tiyatrosu’nun oyuncularından Yavuz Akkuzu, ‘Alternatifini koyabiliyorsan sanat üretiyorsundur’ dedi

Amed’in alternatif sanat merkezlerinden biri olan Amed Şehir Tiyatrosu’nun (AŞT) oyuncularından Yavuz Akkuzu, hem kişisel tiyatro serüvenini hem de OHAL koşullarında tiyatro yapmanın ve sanat üretmenin zorluklarını anlattı. Baskılara karşı mağduriyet dilinin eskide kaldığını, “Biz yok olduk, bittik” söyleminin sona erdiğini belirten Akkuzu, tiyatrolarını farklı, sisteme karşı olan 80 kişinin buluşabileceği tek alan olarak tanımladığını söyleyerek, “Alternatifini koyabiliyorsan sanat üretiyorsundur” dedi. Akkuzu, teknik olarak imkanlarının kısıtlı olduğunu dile getirerek, “İyi sanat eseri ürettiğimizde özgürleştiğimizi düşünüyorum. Seyirci ile etkileşime geçtiğimizde özgürlük hissediyorum” şeklinde konuştu. Tiyatro hayatına mimarlık okurken Amed Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı tiyatro atölyesinde Murathan Mungan’ın Taziye isimli oyununu Kürtçe oynayarak başladığını belirten Akkuzu, tiyatro hayatının bugüne kadar kesintisiz sürdüğünü ifade etti. Akkuzu, zamanında sadece İstanbul’da Kürtçe tiyatro olduğunu fakat 1990’larda MKM ile başladığını dile getirerek, “Diyarbakır’da yasaklardan kaynaklı yapılamıyordu. 2003 yılında başlandı ve yavaş yavaş Kürtçe’ye dönüştü” dedi.

‘Seyirci artık seçici’

Tiyatroya ilişkin olarak, “Bir şey icra etme, yapma, “yaratma”, yeni bir şey ile buluşma ve buluşturma hissiyatı güzel ve olumlu” diyen Akkuzu, anadilinde tiyatro yapmayı, “Ben ilk defa Kürtçe bir metin ile karşılaştım. Yaklaşık 19-20 yaşında bir Kürt olarak, Kürtçe yazılı metin ile ilk kez karşılaşıyorum. Aynı zamanda “sanatçısı” olacaktım bu trajik bir durum” diye değerlendirdi. Akkuzu, Kürtçe’yi kullanarak sanat icra etme ile geç tanıştıklarını ifade ederek, Kürtçe oyunların Türkçe oyunlarından daha başarılı olduğuna dikkat çekti. Kürtçe tiyatro yaptıkları dönemde, toplumun anadille buluşma isteği olduğunun altını çizen Akkuzu, “Gani Rüzgar Şavata’nın filminde Kürtçe bir replik, şarkı geçiyor diye binlerce insan gidip Dilan Sineması’nı doldurdu, filmini izledi. Mem û Zîn filmi de öyleydi. O ulusal kimlik tarafından tutuyorduk onu, sanat eseri önemli değildi. Teknik bir şey ile buluşuyorduk. Ama şimdi aynı şeyi söyleyemeyiz. Sen bir sanat eseri icra edersen izleyicisi vardır. O değişti ve iyi oldu. Seyirci artık seçici oldu” ifadelerini kullandı. Akkuzu, Amed Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanmasının ardından oluşan mağduriyet tartışmalarını eleştirerek, mağduriyet dilinin eskide kaldığını söyledi. Akkuzu konuya ilişkin olarak ise, “Sûr’da bir katliam olmuş, onun mağduriyeti yanında benimki nedir ki? Bunu söylemeye utanırım. Akademi dünyasından birçok kişi, sanatçılar işten çıkartıldı. Bu alanlar; ‘Biz bittik, mağdur olduk’ diyecek alanlar değil. Çünkü bir yaratım alanı. Bu yaptıkları uygulamaya karşı biz ne yapıyoruz bu önemli. Alternatifini koyabiliyorsan sanat üretiyorsundur” dedi.

‘Politikleşen Qırıx Amed’de’

Amed Şehir Tiyatrosu’nun kurulmasının ardından ilk kez sahnelenen oyunlar arasında en dikkat çeken oyunun Qırıx’ın kendileri için olan önemine değinen Akkuzu, “Qırıx, mahalleyi koruyan bir kabadayı kültürü. O kültüre, 90’lardaki göçle birlikte daha politik mantık da dahil oldu. Çünkü göç oldu, insanlar artık baskı görüyordu, mahalleyi kabadayılık anlamında koruma hali politik bir koruma haline dönüştü. Qırıxlar da değişip dönüştü. Doğan Güzel iyi yakalamıştı, artık politikleşen bir Qırıx vardı Diyarbakır sokaklarında. Biz onu sahnede yapmak istedik” dedi. Akkuzu, OHAL sürecinde tiyatro yapmanın psikolojik olarak zor olduğuna değinerek, Sûr sürecinde tiyatroya gelen tank ve top seslerinden dolayı sanat yapılamayacağını düşündükleri için ara verdiklerini ifade etti. Oynadıkları oyunlarda istemsiz olarak oto-sansür uyguladıklarını belirten Akkuzu, “Acaba bu ceza yer mi, ne olur?” diye kendilerine sorduklarını ifade etti.

Dicle Müftüoğlu/Amed-dihaber