Köşe yazarları

İdlib’le Amaçlanan…


Halep’de olanları anımsayalım. Türkiye ‘yumuşak güç’ rolü oynamıştı. Ağırlığını El Nusra ya da Heyet Tahrir-i Şam(HTŞ), Ahrar-ı Şam örgütlerinin oluşturduğu, Sultan Murat ve Nurettin Zengi Tugayları gibi cihadist örgütleri ikna ederek, Halep’den çıkarma işini Türkiye üstlenmiş, direnenleri yok etme işini de Rusya… Diğerleri, Rusya’nın açtığı koridordan İdlib’e geçerken, Halep’de kalan ve direnen HTŞ ve sivil halktan yandaşları katliama uğramışlardı. Ankara’daki Rusya Başkonsoluna yönelik suikast, bu katliama tepkiydi. Suikast sahası olarak Ankara’nın seçilmesi, Türkiye’nin de kapsama alanı içinde olduğunun işaretiydi.

Cihadist örgütler, İdlib’e yığınak yapıyordu. Rusya bir şekilde bu yönelimi teşvik ediyordu. Cihadist akış Suriye – Lübnan sınırından ve Humus’dan İdlib’e doğru sürerken, buralardaki IŞİD’liler Dera Zora geçeceklerdi.

***

3- 4 Mayıs 2017’de Soçi’de gerçekleşen Astana toplantılarında “Çatışmasızlık Bölgeleri Antlaşması” çıkarken, 14 – 15 Eylül 2017’de gerçekleşen Astana toplantısında ise İdlib’in işgal kararı çıkacak, akabinde onay için Erdoğan ve Akar Tahran yolundaydı. 7 Ekim 2017’de ise ÖSO İdlib’e girecek, Türkiye onu takip edecekti.

Türkiye Halep’deki rolüne devam ediyordu. Adı geçen irili ufaklı örgütler Türkiye’nin yanına dizilmişti. Karşı çıkan sadece HTŞ idi. Halep’de Türkiye’nin tavrını ‘davaya ihanet’ olarak gören HTŞ, ihanetçi gurupların başta geleni saydığı Ahrar-ı Şam ile Temmuz 2017’den itibaren çatışma halindeydi ve adeta silip süpürüyordu onu. Bu arada Türkiye’nin sınırlarına gelip dayanmış, Cilvegözü sınır kapısı karşısındaki Bab El Hava Kapısı dahil, geniş bir alanı kontrol altına almıştı.

Bu gurupların desteğinde İdlib’e giren Türkiye, HTŞ’yi ayrıştırmak için şimdilik düşük düzeyli çatışmalarla yetiniyor. Ayrıştırma tamamlandığında herhalde çatışma düzeyi yükselecek. İdlib, Rusya ve Suriye askerlerinin kuşatması altında olduğundan dolayı ısrar ederse HTŞ’yi Halepvari bir katliam bekliyor.

***

Türkiye’nin, Halep ile ilgili Rusya’nın yanında durmasının nedeni Fırat Kalkanı Harekâtının iznini almak, Cerablus ve El Bab’ı işgal etmekti. Rusya’nın bu izni Türkiye’nin önünü açtı ve Efrin ile Kobani arasındaki muhtemel koridor ilişkisini kesti. Şimdilerde İdlib’i Rusya’ya bırakma amacına hizmet ediyor, Cihadist örgütleri ayrıştırıp, HTŞ’yi tasfiyeye yatırıyor. Bunu yaparken amacı Efrin’e harekât iznini Rusya’dan koparmak… Batıda ve kuzeyde Türkiye ile sınırdaş olan Efrin, Doğu’da ÖSO ve TSK güçlerinin kuşatması altında, güneyde İdlib üzerinden kuşatma tamamlanınca, askeri işgal harekâtı için en elverişli koşullar elde edilecek, hesap bu!

Rusya Türkiye’nin işgal harekâtının önünü açar mı?

Rusya, Lazkiye ve Tarsus’da kara ve hava üsleri üzerideki cihadist tehdide son vermek, Doğu Akdeniz’deki petrol ve doğalgaz sahalarını kontrol etmek istiyor. Bu politika Cenevre’de Esat’ın elini güçlendirmeyi gerektiriyor. Rusya, vatandaşı cihadistleri de kendi toprakları için tehdit olmaktan çıkarmak istiyor. Türkiye’yi ile cihadistleri İdlib’de toplamasının nedeni de bu! Türkiye ise, cihadistleri İdlib’de toplarken, tasfiyeyi HTŞ ile sınırlamak istiyor. Ancak Rusya’nın, ‘ılımlı-radikal’ ayrımı yapmadan bütün cihadistleri ‘terörist’ gördüğü ve tümünü yok etme ajandası da biliniyor.

Kürtlere gelince… Kürtler, Ortadoğu’da artık bir çözüm gücü. Kürtleri göz önüne almadan siyaset ve güç dengeleri hesabı yapmak büyük devletler için de çok zor. Cihadistler tasfiye edilip İdlib kazanıldıktan sonra, herhalde güvenilmeyen ve diş bilenen Türkiye’ye bir şekilde ‘güle güle’ denecek, yerleşik halklar, Kürtler esas alınacaktır. Realite, Efrin harekâtının önünü açmamayı gerektiriyor. Ayrıca Kürtlerin eli armut toplamıyor, ölümüne vatan savunması yapacaktır. Bütün bu ve diğer nedenlerle sanırım Rusya Türkiye’ye bu fırsatı vermeyecek, Esat da bu konuda mesafeli duracak… Dünya ile kavgalı, öngörülmez siyasetin ve öngörülmez geleceğin sahibi olan Türkiye ile Kürtlere karşı beraber davranmak hiçbirinin çıkarına uygun düşmüyor gibi. Şu da var, Türkiye çok daha büyük çıkar da sunabilir Rusya’ya, peki ama bu ne olabilir ki…

***

Rusya Türkiye’nin paçasını fena kapmış. Siyasi ezop’la ifade edersek, ‘Cihadistlere en büyük desteği sen verdin, sen bize teslim edeceksin, yaptığını yıkacaksın’ deniyor Türkiye’ye… Geniş İslami kitleler İslamcıları yok edici politikaları nasıl karşılıyor acaba?