Köşe yazarları

Öncelikli görev: Barzani ve Talabani ailelerinden kurtulmaktır


Barzani ve Talabani aileleri tarihsel ve güncel çıkar-çelişkileri sonucu başta Kerkük olmak üzere, Güney’in yüzde kırkından fazlasını Irak yönetimine teslim ettiler. Bu iki aile onlarca yıldır Kürdistan halkının başına musallat olmuş, tarihin en kritik anlarında ihanet ederek halkımızın demoralizasyonunda rol oynamış ve büyük değerlerin kaybına yol açmışlardır.

Kerkük’ün teslimi üzerinde yirmi dört saat daha geçmemişken, karşılıklı birbirlerini suçlamaya başladılar. KDP YNK’nın, YNK KDP’nin kaçtığını dillendiriyor. Mesele kimin önce kaçtığı meselesinden çok daha derinlerde yatmaktadır. Yiğitlik, korkaklığa göre kendini ayarlama değil, halkının özlem ve beklentilerine göre tutumu ortaya koyacak direnişi göstermektir. Böyle bir duruşu ortaya koyanlar, diğerlerinin kaçtığını söyleme hakkı kazanmış olur. Aksi halde kaçkınlık kaçkınlıktır, mazereti olmaz, olamaz.

Yine bir hususu da vurgulamak gerekir: Peşmerge korkaktır, kaçtı demekte anlamlı değildir, doğruda değildir. Peşmerge içinde kimi kaçkınlar olabilir, onlarda genel yapıya mal edilemez. Ortada kaçma diye bir durumda yoktur. Devir-teslim yapılmıştır. Başta Kerkük olmak üzere bütün yerleşim birimleri bir koordinasyon içinde Heşbi Sabi ve Irak ordusuna teslim edilmiştir. Peşmergeye de devret ve geri çekil, talimatı verilmiştir. Dolaysıyla peşmerge gücü sorumlu tutulamaz. Asıl sorumlular emirleri verenlerdir. Onlarında kimler olduğu bellidir.

O yöneticilerin isimleri sıralanacak olunursa, soyadları Barzani, Talabani gibi uzun bir liste oluşuyor. Birde hempalarıdır. Nedense onların dışında halkına bağlı, dürüst bir yönetici onlarca yıldır çıkmadı. Çıkmadı, çünkü dürüst yöneticiler ya ayak oyunlarıyla saf dışı bırakıldılar ya da komplo ile imha edildiler. Saf dışı bırakılanlar da uzun bir liste oluşturmaktadır.
Bu ailelerin yaptıkları ihanetlerden uzunca bahsetmenin gereği de yoktur. Son referandum sürecine kısaca göz atmak düşkünlüğün düzeyini net göstermeye yeter de artar. Mesut Barzani, adeta tek başına bağımsızlık referandum kararı aldı ve oldubittiye getirerek gerçekleştirdi. Adeta, bütün Kürt çevrelerini referanduma destek vermeye mecbur hale getirdi. Yapılan hiçbir uyarıyı dikkate almadığı gibi “ihanet” ile eşdeğer göstermek istendi. Bütün parçalardaki Kürdistani güçler bir yana, Güney’de bile ortak karar almaktan kaçtı ve iki aile aralarında pişirdi. Barzani, şimdiden kimi siyasilerin ihanette rol oynadı gibi muğlak ifadelerle yakınmaya başladı. Küçük bir onur olsa, yakınma değil, halktan büyük bir özür dileyerek tüm görevleri ehli olana bırakırdı. Ama nerede o onur. Barzani’den böyle bir tavır beklemek beyhudedir.

Aynı durum Talabani ailesi içinde geçerlidir. İranlı komutan Kasım Süleymani’nin, Süleymaniye’de ne işi vardı? Onunla neler pişirildi? Kerkük’e dönük operasyonu Süleymaniye’de yönettiği söyleniyor. Bu ihanetin hesabı vermek istenmeyecektir. Talabaniler’de başkalarını suçlayarak kurtulmaya çalışacaklardır. Onlarda onurlu bir görev bırakmaya gitmeyecek. Ağlayarak Kerkük’ten ayrılmak zorunda kalan peşmergenin gözyaşlarına aldırmayacaklardır.

Pişkinlik tarihsel karakterleri olmuştur her iki ailenin. Kürt halkı bunun hesabını sormalıdır ve soracaktır. Gelinen aşamada halkın önünde duran en acil görev bu iki aileden kurtulmaktır. Onlar kene gibi yapışmış ve halkın değerlerini emerek yaşamaya çalışmaktadırlar. Fırsat verilirse, daha çok emeceklerdir. Özellikle Güney halkı, bunları başından def etmelidir.

Onlar sadece Güney halkına zarar vermemektedirler; bütün parçalardaki halkımıza zarar vermektedirler. Onlardan kurtulmak özgürlüğün önündeki büyük bir engel ortadan kalkmış olacaktır.

Yaptıkları ihanetten öte düşkünlüktür. Bu düşkünlük yüz karasıdır. Ortadan kaldırılmadan derin bir karanlık olarak taşınmak durumunda kalınacaktır. Hiçbir halk buna müstahak olmadığı gibi Kürtlerde buna müstahak değildir. Kürtler onurlu bir halktır. Özgürlük uğruna ödediği bedeller fazlasıyla var ve onlar, bu karanlığın altında kalkabilmenin en büyük kuvvetidir.

Onlar tarihsel ihanetten geriye kalan son tortulardır. O tortularla hesaplaşmasını bilecektir bu halk. Bu yönüyle bakıldığında hayırlı olmuştur. Son durum yaşanmasaydı, halkımız daha çok bu karanlık yükü taşımak zorunda kalacaktı. Çünkü onlar halkımızın saf duygularını istismar etmesini iyi beceriyorlar. Her şey çok açık hale geldi. Yani, takke düştü kel görüldü. Birazcık yurtseverlik duygusu taşıyan her Kürdistanlı görebilecek duruma geldi.

İvedi görev bu ailelerden ve hempalarından kurtulmak olmalarıdır. Yine acil olarak Kürdistani güçler, ilgili çevreler nelerin yapılacağına ilişki toplanabilmeli, bir yol haritasını ortaya koymalı ve ulusal kongreye giden güzergâhı çizmelidir.