Bizi takip edin

Köşe yazarları

İslam’ın Serüveni

->

-> 264

Müslümanlara Kur’an’da “Siz insanlık için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz, doğruyu emreder, yanlıştan men edersiniz ve Allah’a iman edersiniz” ayetiyle güvence verilir. Bu ayete samimiyetle inanıp Muhammed’in davetine icabet edenler, İslam inancının doğuşundan kısa bir süre sonra İslam’ın damgasını taşıyan, kendine özgü kurumlara, sanatlara, edebiyata, bilime, siyasi ve toplumsal teşekküllere sahip yeni bir toplum inşa etmeyi başarmışlar, bu yeni toplumu yüzyıllar içinde Eski Dünya’nın dört bir yanına yayıp insanlığı İslam’ın hedeflediği ideallerin çatısı altında birleştirmeye diğer tüm toplumlardan daha fazla yaklaşmışlardır.

İlk kez yayımlandığı 1975 yılından günümüze İslam çalışmaları ve uygarlık tarihi alanlarında bir klasik eser haline gelmiş olan İslam’ın Serüveni, Muhammed’in davetine icabet edip binlerce yıllık köklü kültürel geleneklerin kavşak noktasında kendilerini, dünyayı ve dünya içindeki yerlerini yeni bir gözle değerlendirmeye girişen küçük bir “inananlar” hareketinin, dünyayı adalet, insanlık onuru gibi evrensel ilkeler üzerinde yeniden inşa etmek üzere çıktıkları yolda zamanla büyüyerek bugün yaklaşık 1,5 milyar üyesi bulunan bir dünya uygarlığı haline gelişinin izlerini sürüyor.

En verimli çağında hayata gözlerini yuman tarihçi ve düşünür Marshall G. S. Hodgson’ın parlak dehasını sergileyen bu kitap, İslam uygarlığına aşina olanlar kadar bu tarihe ve kültüre aşina olmayanlara da hitap etmesi; İslam toplumlarının barındırdığı zenginliği, pek bilinmeyen ilginç ve çarpıcı ayrıntılar üzerinden ortaya koyması; İslam’ı genel dünya tarihi içindeki yerini gözden kaçırmadan değerlendirip toplum, ekonomi, sanat, bilim gibi alanlara ilişkin yeni ufuklar açıcı kışkırtıcı çözümlemeler barındırması ve İslam dünyasının günümüzde içinde bulunduğu buhranın tarihsel kaynaklarının ve bu buhrandan olası çıkış yollarının neler olabileceğine ilişkin ipuçları sağlaması itibarıyla her kitaplıkta bulunması gereken eşsiz bir eser.

İslam’ın Serüveni’nin birinci cildi olan İslam’ın Klasik Çağı, İslam’ın doğuşundan önceki dünyayı ve dinsel gelenekleri, İslam’ın doğuşunu, ilk halifeleri, Müslümanlar arasında yaşanan ilk ayrılıkları ve çatışmaları, Nil’den Ceyhun’a kadar uzanan bölgede filizlenen bu yeni kültürü ve bu kültürün dünya tarihi içindeki genel yerini çözümlüyor, İslam uygarlığının filizlenme ve serpilme dönemlerine ilişkin genel ve renkli bir tablo sunuyor.

Eserin ikinci cildinde Orta Dönemlerde İslam’ın Yayılışı, İslamileşmiş uygarlığın nasıl “uluslararası” bir toplum haline geldiğini, dünyanın “meskûn mahalline” hangi kültürel, ekonomik ve toplumsal kalıplar aracılığıyla yayıldığını ve komşu uygarlıklarla doğrudan veya dolaylı yollardan kurduğu ilişkileri mercek altına alıyor. Moğollardan Selçuklulara, Endülüs’ten Malezya’ya, İslam dünyasının yüzyıllar içinde oluşan kültürel sermayesini ve alışverişlerini gözler önüne seriyor.

İslam’ın Serüveni’nin üçüncü ve son cildi olan Barut İmparatorlukları ve Modern Zamanlar, barutun silahlarda kullanılmaya başlanmasıyla birlikte büyük ve yeni imparatorlukların ortaya çıktığı, Batı’nın geçireceği büyük dönüşümlerin ve İslamileşmiş uygarlıkla gireceği rekabetin ilk işaretlerinin verildiği 1500’lü yıllardan başlayıp, günümüze kadar geçen süre içinde İslamileşmiş uygarlığın dünya tarihi içinde kendi yerini belirleme mücadelesini ele alıyor.

Büyük boy, üç ciltte toplam 1848 sayfalık bu dev eserin çevirisi ve Prof. Dr. Hasan Onat’ın başkanlığındaki redaktesi iki yıllık bir çalışmayı gerektirdi. Böylesi bir eseri Türkçeye kazandırdığı için Phoenix Yayınları’na ne kadar teşekkür etsek azdır.