Bizi takip edin

Emek-Ekonomi

Mevsimlik tarım işçilerinin zorlu yolculuğu başladı

->

-> 79

Rıhâ’dan (Urfa) Manisa’ya yollara düşen mevsimlik tarım işçileri için zorlu bir yıl başladı. Günün 12 saatini tarlalarda geçiren ve çalıştıkları yerlerde ırkçı ayrımcılığı uğrayan, günlük 50 TL yevmiyeye, çadırlarda zor koşullarda yaşayan tarım işçileri, çalışma koşullarının iyileştirilmesini istiyor

Havaların ısınmasıyla birlikte mevsimlik tarım işçilerinin zorlu yolculuğu yeniden başladı. Yer yer kendilerine yönelik ırkçı saldırılarla ve taşındıkları traktör kasaları veya işçi servislerinde yaşanan kazalarla gündeme gelen tarım işçileri, çadır ve tarlalarda hastalıklara karşı da mücadele etmek zorunda kalıyor.

50 lira yevmiyeyle yaşamalarını idame ettiriyorlar

Rıha’dan yola çıkarak Manisa’nın Salihli ilçesine bağlı Kapanca köyüne gelen tarım işçileri de, günün 12 saatini çalışarak geçiriyor. Tarım arazilerine yakın yerlerde kendi imkanlarıyla kurdukları çadırlarda yaşamaya çalışan tarım işçileri, elektrik ve su bulmakta da zorluk çekiyor. Rıha’dan maddi imkansızlıktan dolayı aileleriyle birlikte Kapanca’ya gelen tarım işçileri günlük aldıkları 50 lira yevmiyeyle yaşamlarını idame ettiriyor.

Sağlık güvencemiz yok

Eşi, kardeşi ve babasıyla birlikte Viranşehir’den Manisa’ya gelen Nedim Aytekin (30), herhangi bir sağlık güvenceleri olmadan çalıştıklarını söyledi. Kış mevsiminin bir kısmını da başka kentlerde çadırlarda geçirdiklerini dile getiren Aytekin, yağmur çamur demeden çalıştıklarını söyledi. Ekim ayına kadar çalışmak zorunda kalacaklarını belirten Aytekin, her ayın mevsimine göre farklı ürünlerin yetiştiği tarlalarda çalıştıklarını dile getirdi.

Hiçbir güvencemiz yok

Rıha’da maddi durumlarının iyi olduğunu; fakat Suriye’de yaşanan savaştan kaynaklı bir anda ekonomik krizin gelmesiyle çöküntüye uğradıklarını vurgulayan Aytekin, “Savaştan kaynaklı iş imkanlarımız kısıtlandı. Her şeye zam geldi. Maddi imkanlarımızı sağlamak için göçebe hayat yaşamaya başladık. Hiçbir güvencemiz yok” dedi.

Tarım işçilerine değer verilmiyor

Soğuk havalarda gün boyu tarlada güç koşullar altında çalıştığını söyleyen Hazal Çakır (50) da, tarladaki işleri bittikten sonra bu kez kendi ihtiyaçlarını karşılamak için çadırda çalışmak zorunda kaldığını söyledi. Çakır, eşi hasta olduğu için 6 çocuğuyla birlikte mevsimlik tarım işçiliği yapmak zorunda kaldığını dile getirerek aldıkları 50 lira ile hastane masraflarını dahi karşılayamadıklarını söyledi. Kendisi de astım hastası olan Çakır, tarım işçilerine değer verilmediğini, çalışma koşullarının önemsenmediğini vurguladı.

Herkesin maddi durumu kısıtlı

Bir aydır tarlada ıspanak topladığını söyleyen Feride Çakıcı (55) da, yağmur çamur demeden çalışmak zorunda olduğunu söyledi. Birlikte çalıştıkları ailelerle de sürekli dayanışma içinde olduklarını belirten Çakıcı, “Burada kimsemiz yok. Çalışan arkadaşlarımızla sürekli birlikte hareket ediyoruz. Bir lokma ekmeğimiz de olsa paylaşıyoruz. Herkesin maddi durumu kısıtlı. Bunun önüne geçecek adımlar atılmıyor. İlerleyen yaşıma rağmen, hastalık demeden çalışıyorum” ifadelerini kullandı.

‘Başka iş yok ki…’

Yılın 12 ayını çalışarak geçirdiğini söyleyen Fatma Aytekin (26) de, mevsimine göre meyve ve sebze topladığını belirtti. Yaşadığı Viranşehir’deki evinde sadece 1 ay kaldıktan sonra tekrar çalışmaya geldiklerini dile getiren Aytekin, “İş imkanları olsa başka topraklarda ne işimiz var?” dedi.

MA / Ayşe Sürme